k@mpüs Menü
 Ana Sayfa :
       Ana Sayfa
       Haber Arşivi
       Konular
       Site İçi Arama
 Kullanıcı :
       Hesabın
       Özel Mesajların
       Günlüğün
 Topluluklar :
       Forumlar
       İletişim
       Tavsiye Et
 Editör'den :
       Köşe Yazıları
       İçerik Sayfaları
 Dosya&Link :
       Dosyalar
       Linkler
 Statü :
       Fotoğraflar
       Rehberimiz
       VIP Salonu
       Video İzle
       En Çok
       Ekibimiz
    Adsense
    Köşe Yazıları

Ayşenur Ekol
SAĞLIK SİSTEMİ


Emre Urfalı
Kariyerimizin Başlangıç Noktası "Üniversite"


Hakan Özdemir
K P S S


Murat Özbek
Koca bir yalan


Mustafa Tel
Çağımızda gençlik ve eğitim


Seda Ekol
YÖK VE KATSAYI MESELESİ

    Takvim
Ekim 2008
  1 2 3 4
5 6 7 8 9 10 11
12 13 14 15 16 17 18
19 20 21 22 23 24 25
26 27 28 29 30 31  


13/10/2008 - 14/10/2008
Ergen Günleri
18/10/2008 - 19/10/2008
Kültürler Arası İletişim
22/10/2008 - 24/10/2008
ODTÜ Kısa Film Festivali 2008
Fuarlar&Toplantilar
Kültür&Sanat
Konserler
Senlik&Festival
Yeni Etkinlik Ekle Yeni Etkinlik Ekle
    Reklam

Reklam Vermek İçin Tıklayın!!!



Uşak Üniversitesi
Emre Urfalı
Emre Urfalı

Tarih: 11 Ocak 2008 Cuma


“UNUTMA! ÜNİVERSİTE SANA PEK BİR ŞEY KATMAZ, NE YAPARSAN SEN KENDİN YAPARSIN, KENDİNE YAPARSIN”

Uşak Üniversiteni kazandığım zaman daha Uşak a gelmeden İstanbul Üniversitesi’nde okuyan bir abim bana şunu demişti “ Unutma üniversite sana pek bir şey katmaz, ne yaparsan sen kendin yaparsın ve kendine yaparsın ” . Bu sözü üniversite 2.sınıfta anladım. Yıl 2005 idi. Ben uşak ta o zamanlar Afyon Kocatepe (Uşak İ.İ.B.F. ) işletme bölümü öğrencisiydim. Kendimi diğer üniversite öğrencilerinden pek farklı göremedim hatta adı sanı belli üniversiteler arasında olmayan Uşak ta olduğum için ben daha alt kademe bile olabilirim dedim kendime. O zamanlar işte o söz geldi aklıma “Unutma üniversite sana pek bir şey katmaz, ne yaparsan sen kendine yaparsın”. Hocalarımız alınmasın ama üniversitenin bir şey katamadığını anladım 2.sınıfta. Uşak Üniversitesi’nde okuyorum diyordum, sanki geleceğim garantiymiş gibi hareket etmiştik arkadaşlarımızla. Bu düşünce birçok öğrencide var. Gelecek kaygısı gütmeden rahat davranmalar, plansız programsız hayatta amacı belli olmadan öğrencilik hayatında ilerlemeler. Ama nereye kadar. Bu düşünceler içerisinde iken arkadaşlarımızla kendimize katkı sağlamamız ve diğer üniversitedeki öğrencilerden farkımız olması hatta fazlamız olması için karar almıştık ve bu konuda çalışacaktık. Üniversite 2.sınıf döneminde kendi eksiklerimizi ve o dönemki üniversite eksiklerini düşünerek çalışmalara başladık. Çalışmalarımız sonunda öğrenci kulübü kurduk. Bu büyük üniversitelerde doğal bir şey fakat biz küçük bir yerde bir ilki yapmanın sevincini taşıyorduk. Bu şekilde üniversitedeki eksikliği giderdik. Bir ilki yaptığımız için Uşak o dönemler biraz yabancı idi buna. Bu biraz sıkıntı oldu bizim için ama biz bu konuya hazırdık, bekliyorduk. Kendimize diyorduk ki “Büyük yerde küçük olacağımıza küçük yerde büyük olur, güçleniriz” . Bu şekilde çalıştık ama ilk yıl zorlanacak daha sonra güçlenecektik. Ve öylede oldu. Uşak bize alıştı, Uşak ve Uşak Üniversitesi öğrenci kulübüne alıştı. Kulüp olarak öğrenci ekibimizle birlikte çok sayıda eğitimler, seminerler, geziler, piknikler, toplantılar, kariyer günleri, Avrupa Birliği Gençlik Projesi vs faaliyetler gerçekleştirdik ve bu yeni kurulan bir üniversiteye göre çok iyiydi. Ne kadar maddi sıkıntı çeksekte, ne kadar destek sıkıntısı çeksekte bu başarıldı. Bunun bizlere katkısını anlatmakla bitiremeyiz. Artık yeni bir üniversitemiz mevcut. Kendi rektörlüğümüz var. Öğrencilerimiz korkarak geliyor Uşak a. Burada ne yapabiliriz diyorlar. Diğer yeni üniversitelerde de durum böyledir, tahmin edebiliyorum. Ama ben bu tür korkuların cevabını üniversiteye gelmeden önce almıştım. “ Unutma üniversite sana pek bir şey katmaz, ne yaparsan sen kendine yaparsın”

Şimdi Uşak Üniversitesi gençleri kulüpler kurmalı, birlik olmalıdır. Kendi hobilerine, ilgi alanlarına göre, zevklerine, kişisel gelişimlerine göre kulüpler kurmalıdırlar. Bu sayede takım çalışmasını görebilecekler, çevrelerini genişletebilecekler, daha anlayışlı, daha sabırlı olmayı, daha çok dinlemeyi öğrenebileceklerdir. Artık kulüpler liselerde, ortaokullarda var.
Üniversiteye gelindiğinde ise en aktif dönemde olmalıdırlar. Öğrenciler eğlenmenin yanında “neler yapabiliriz” i düşünmeli, hayal etmeli, ekibini kurmalı veya ekibe dahil olmalı ve gerçekleştirmeli düşüncelerini. Emek sarf edip başarmalı. Bu kendisine tahmin ettiğinden daha fazla şey katacaktır. Bu dönemde iş görüşmelerinde artık işverenler üniversite neler yaptıklarına bakıyor gençlerin. Ve üniversitelere baktığımızda kulüp sayıları ise şöyle;
Sabancı 47 kulüp, Kadir Has 38, Bahçeşehir 29 kulüp 12 topluluk, Başkent 60, Beykent 32, Bilkent 78, Doğuş 22, kültür 34, Koç 42, Maltepe 37, Yeditepe 33, İstanbul Bilgi 80 kulüp mevcut.

Üniversite aslında öğrencilerin yaşama hazırlanma alanı. Bunu sağlayan tek araç eğitim değil. Türkiye’nin hemen hemen her üniversitesi öğrencilerin kurduğu kulüplerle dolu. Bu kulüplerde hem sevdikleri bir alanda faaliyet gösteriyor, hem de bir amaç etrafında toplanıp ortaya bir şeyler çıkarıyorlar. Aynı zamanda kulüpler Üniversitenin ve şehrin tanıtımına çok fazla katkı sağlıyor. Ben birçok şehirde Üniversitemi ve Uşak ı temsilen bulundum ve o büyük üniversitelerin öğrencileri ile konuştuğumda ortak düşüncemiz şuydu “ Ünlü üniversiteler adını sosyal faaliyetleri ile duyuruyor ve bu onu daha çok tercih edilir kılıyor ”

Bu yüzden Uşak Üniversitesi’nde ve diğer yeni açılan üniversitelerde bence bu konuya gereken önemi vermeliyiz.Yeni dönem daha çok başarı getirmesi dileği ile…


  
Emre Urfalı
emreurfali@gmail.com




Bu köşe yazısı 415 defa okundu. Toplam 623 kelime

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa Pdf Formatı Pdf Formatı Yorum Ekle Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder


[ Geri Dön: Emre Urfalı ] - [ Yazarlar İndeksi ]




Bu Sitenin Her Hakkı Saklıdır.Bu Site Kampüsteyim Grubu´na aittir. Copyright © 2©®5 - 2©®8

Seo-Sef Optimizasyon duman6 by Sakal

RSS HaberRSS ForumRSS İçerik