k@mpüs Menü
 Ana Sayfa :
       Ana Sayfa
       Haber Arşivi
       Konular
       Site İçi Arama
 Kullanıcı :
       Hesabın
       Özel Mesajların
       Günlüğün
 Topluluklar :
       Forumlar
       İletişim
       Tavsiye Et
 Editör'den :
       Köşe Yazıları
       İçerik Sayfaları
 Dosya&Link :
       Dosyalar
       Linkler
 Statü :
       Fotoğraflar
       Rehberimiz
       VIP Salonu
       Video İzle
       En Çok
       Ekibimiz
    Adsense
    Köşe Yazıları

Ayşenur Ekol
Özenti Hayatlar


Emre Urfalı
Kariyerimizin Başlangıç Noktası "Üniversite"


Hakan Özdemir
Mezun Olduktan Sonra


Murat Özbek
Koca bir yalan


Mustafa Tel
Çağımızda gençlik ve eğitim


Seda Ekol
Yeni Nesil Ergenler: Ruhu Yaşlanmış Çocuklar

    Takvim
Aralık 2008
  1 2 3 4 5 6
7 8 9 10 11 12 13
14 15 16 17 18 19 20
21 22 23 24 25 26 27
28 29 30 31  


24/11/2008 - 05/12/2008
Boğaziçi'nde Finance Break
05/12/2008 - 15/02/2009
Bilgi'de "Huzursuz Bahar" Sergisi
16/12/2008 - 21/12/2008
ÖSS Belgeseli "3 Saat"
Fuarlar&Toplantilar
Kültür&Sanat
Konserler
Senlik&Festival
Yeni Etkinlik Ekle Yeni Etkinlik Ekle


SAĞLIK SİSTEMİ
Ayşenur Ekol
Ayşenur Ekol

Tarih: 20 Ağustos 2008 Çarşamba


Hastanelerin o sıkıcı koridorlarıyla 16 Eylül 2007 Pazar günü tanıştım. Annemin rahatsızlığı nedeniyle. Ondan önce anlatılırdı ama o kadar da değildir der inanmazdım bu sistemin düzensizliğine,yetersizliğine. Annemi yüksek tansiyon,baş dönmesi ve bilinç kaybı şikayetiyle götürdük hastaneye. Gittik acil servise. Hiçbir görevli gelmedi. Kendimiz oradan bir tekerlekli sandalye bulup annemi içeri taşıdık. Hala bir görevliyle henüz karşılamamıştık. Şikayeti söyleyip kaydını yaptırdık. Muayene odasına götürdük. Yatağa yatırdık bu arada henüz hiçbir görevli yok. Daha sonra aheste aheste bir hemşirenin bize doğru geldiğini gördük. Zar zor tansiyonunu ölçtü. Tansiyon 20ye 16ydı. Sizce böyle yüksek bir tansiyon hastaya hasar vermez mi? Ve hasar olup olmadığı tomografi çekilmeden veya ne bileyim en ufak bir test yapmadan anlaşılabilinir mi? Ve küçük bir serum bu hastayı iyileştirebilir mi? Tansiyon hastalığının felç,ölüm gibi büyük şeylere neden olduğunu herkes bilir. Ancak doktor küçük bir serum verdi ve bizi eve gönderdi.

Ne olduysa o akşam oldu. Annem sabah kalktığında yürüyemiyordu. Bilinci ise tamamen kapalıydı. Apar topar tekrar hastaneye gittik ama bu sefer farklı bir hastane. Oradakiler ise ayrı bir alem. Acil serviste doktor yoktu. Altı saat acilde bekledik. Hemşireler yerlerinden kalkmayacak ya,serumun nasıl kapatılacağını filan gösterdiler. Altı saatin sonunda doktor bey zar zor gelebildi. Ve yatışını verdi annemin. İki hafta yattı annem hastanede. Serviste bir sorun yoktu. Her şey olması gerektiği gibiydi. Ama annemin beyni o kadar gecikmenin sonunda alacağı hasarı almıştı.Yani konuşması bozulmuş,yaptığı günlük işleri unutmuş,kendi başına hareket edemez olmuştu.Yani artık bir çocuk nasılsa o da öyleydi.Olan olmuştu artık ve bundan sonra tekrarlamaması için çabalayacaktık. Oradan çıktıktan sonra Tıp Fakültesinde bir profesöre götürdük. Bu doktor,diğer doktorun verdiği tansiyon ilacını kesti. Kullanmasına gerek yok dedi. Ama benim annem tansiyon yüzünden bu hale gelmişti ve şimdi bize tansiyon ilacını kullanmasına gerek yok deniliyordu. Profesör bu insan, alanında en yüksek rütbeli yani en bilgili kişi. Peki dedik ve kullanmadık. Şubat ayında annemin tansiyonu birden yükseldi. Ve düşürebilmek için hiçbir ilacı yoktu. Tekrar gittik acile. Tomografi çekilirken annemin beynine bir anda oksijen gitmemiş tansiyon yüksekliği yüzünden. Vücudu kasılmış. Ve saniyelik bir müdahaleyle zor döndürmüşler hayata. Epilepsi teşhisi koydular. Bu nöbetin epilepsi nöbeti olduğunu söylediler. Yine yattı hastanede.Sonra EEG denilen testi çektiler. Ama aylar sonra alabildiğimiz sonuçta epilepsi olmadığı ortaya çıktı. Yani o profesörün tansiyon ilacını kesmesi yüzünden annem ölümden döndü.

Ve ben sonradan öğrendim ki bu hastalıkta ilk 6 saat içinde tedavi çok önemliymiş. Eğer o akşam ilk götürdüğümüz hastanede tedavisine başlansaydı annem şu anda o kadar zorluğu çekmemiş olacaktı. Konuşmasında,iş yapmasında engel oluşturacak bir şeyi olmayacaktı.

Şimdi soruyorum o doktorlara: Annemin hayatıyla oynamaya,bizi bu kadar üzmeye ne hakkınız vardı? Madem orda bir işe yaramayacaksınız neden doktor oldunuz? Nerde kaldı yemininiz?Siz görevinizi tam anlamıyla yapmıyorsanız sizi denetleyenler neden görevinin başında değil?Onlar neden işlerinin gereğini yapmıyorlar? Sağlık en önemli şey hayatta. Ve sizin insanların sağlığıyla bu şekilde oynamaya hiç hakkınız yok. Sizi şimdi şikayet etsem ne işe yarayacak? Bir sonuca ulaşacak mı? Annemin sağlığını geri getirecek mi? Yaşadıklarımızı bize unutturacak mı? Bana bu sorularımın cevabını kim verebilecek?



  
Ayşenur Ekol
aysenur@kampusteyim.net




Bu köşe yazısı 260 defa okundu. Toplam 487 kelime

Yazdırılabilir Sayfa Yazdırılabilir Sayfa Pdf Formatı Pdf Formatı Yorum Ekle Yorum Ekle Arkadaşına Gönder Arkadaşına Gönder


[ Geri Dön: Ayşenur Ekol ] - [ Yazarlar İndeksi ]




Bu Sitenin Her Hakkı Saklıdır.Bu Site Kampüsteyim Grubu´na aittir. Copyright © 2©®5 - 2©®8

Seo-Sef Optimizasyon duman6 by Sakal

RSS HaberRSS ForumRSS İçerik