Yeni Yaşam Tiyatro! Eda Şen
Tarih: 22 Mart 2007 Perşembe
Bir ışık vardı uzaklardan gelen, anlamını bilemediğim. Beni benden alan beni ben yapan bir ışık vardı dehlizlerin arkasında kalan. Bir ışıkta bin ışık yanar mı ? Bendeki bir ışık bin ışıkları yakardı. Sonra anlamını bulmaya çalıştım uzun bir zaman anladım ki bu anlam tiyatroydu bende yatan. Sözcükle kelime arasında nasıl bir uyuşma varsa ne sözcükle ne kelimeyle bu tiyatro kelimesi anlatılamadı yaşanmadan ya da yaşanılan kadar yazılamayan.
Gözlerim karanlık, karanlık gözlerimde iken bir gülüş çığlığı beklemek ya da bir tebessüm ne fark eder. Tiyatro da her şey bir sanat. Tiyatro gerçeği anlatır önemli olan ona inanıştır, yuhalamak vardır korkulan şey tiyatrocularda yuhalanmaktır. Ama öğretileri hep hayata dair ileriye bakabilmektir.
Yazan kazanır - okumayan yazamaz - okuyan oynayadabilir. Edebiyat, tiyatro, yazı bir entegrasyon çerçevesidir büyük dev aynasında. Kendini görebilense başarabilendir tiyatro sahnesinde. Bazen anlatılamayan anlatılmaya çalışılırken yaşanmış gibi anlatılır, bazen illede ağlatır yüzleri, sestir tiyatro, ışıktır, güneştir, sanattır ki sanatın anlamıdır, ona anlamı katandır replikleriyle.
İçimizdeki Çocuktur Tiyatro
Siz hiç okul hayatınızda tiyatrocu olmak istediniz mi?
Ağladınız mı debelenip illede ilenmek istediniz mi tiyatroyla.
Ben ağladım, debelendim. İlkokul yıllarıydı, tiyatroya seçilmiştim, öğretmen küçük bir rol vermişti ‘kimsin sen ?’ ‘kezbaannn’ la başlayıp biten. Sinirlenmiştim öğretmene banane diye sonra ablam yanıma gelip ‘tiyatro sahneye çıkıp oranın tozunu yutmaktır, sahnedeki rolün değil oraya çıkabilip hazzını duymaktır’ demişti. Şimdi anlıyorum ne demek istediğini ben hayatımda çok küçük bir sahnede bir ilkokulda sadece kezban demiştim, ama onun hazzını hala her tiyatroya gittiğimde duyup hissedebilirim.
Ekav Sanat Merkezinde Okan Bayülgen, "Pudra-Zamanın Tozu" 24 ünlü tiyatrocunun fotoğraflarını çekip. bu fotoğrafları EKAV sanat merkezinde meraklılarına sunuyordu. İnanılmaz büyüleyen bir atmosfer vardı kendisi durumu şu şekilde çok iyi anlatıyordu. "Tiyatro bir yere kaydedilmiyor. Kaydedilse bile canlı izlediğiniz tadı alamıyorsunuz. Tiyatro, bir kereye mahsus bir şey. Tiyatro, ’Bu gece bu sahnede öleceğiz’ diye oynanan bir oyundur. O yüzlerine sürdükleri pudralar, zaman içerisinde toza dönüşür. Tiyatro da öyledir. Oyun sahnelenir ve biter. Geride kalan sadece bir tozdur. Biz onların fotoğraflarını çekmezsek, filmlerini yapmazsak ki yapılamıyor, bu büyük oyunculardan geriye hiçbir şey kalmayacak. Sadece sahnede izlediğimiz.’
Tiyatroya sahip çıkanlara gelsin bu dilek !!
Umarım hep sahip çıkılabilecek sanatımızı koruyacak güveniniz olur !
Saygı ve sevgilerimle
Eda Şen edasen@ekonomiturkiye.net
Bu köşe yazısı 460 defa okundu. Toplam 352 kelime
[ Geri Dön: Eda Şen ] - [ Yazarlar İndeksi ]
|